www.golturkbuku.com Reklam Hava Durumu
 
AnasayfaOtellerRestoranlarBeach clubsGece HayatıWater SportsShoppingTarihçeGaleriRehberGuideKültür Sanat
        
 
  Ara  
   
  Advanced Search
 
 
Sizin Mesajlarınız
 
 

Merhabalar İyi sezonlar ...

Size ilk yazışımdan aşağı yukarı 1 sene gecti ... 15 Haziranda biz de siftah yapip 5 günlüğüne geldik ... Melek Boz Hn' ın yeri kapandigindan beri tek gittigimiz yer olan Cafe In , bu sene buruktu Barbaros Bey'siz ve "Sızma"siz , ama her zamanki profesyonel servislerini vermeye eksiksiz devam ediyorlar vede lahmacunları hala muhteşem ! Hayat devam ediyor ...

Gecen seneki yazimda Shipahoy ve Mavi'nin muzik denemeyecek gürültülerine verip veriştirdiğimde demiştim ki " Allahtan Fidele hala belirli bir çizgide devam ediyor ve huzurlu bir ortam sağlıyor " ... çok ama çok uzulerek bu sene orayı da kaybettiğimizi gorduk . Ne oldu ise anlamadik ( hatta sahip değiştirdi zannettik başta ) o sakin , huzurlu , klas , Fidele gitmis , onun yerini Mavi , Shipahoy ile aşık atma çabasında , bangır bangır müziğin sesini sonuna kadar acan bir DJ ile bambaska bir Fidele gelmiş , çok yazık .... yanimizda yabanci misafirlerimizle Cuma aksami yediğimiz yemeğin keyfini çıkaramadık ve tatlı bile söylemeden kaçmak zorunda kaldik .

Biz artik isyan ediyoruz - bizden baska hic mi yok sikayet eden ? Herkez memnun mu bu rezil gürültülerden ? Kimse farkında değil mi nasıl hiçbir güzelliğin gorulmez hale geldigini - o guzelim aksam üzeri saatlerinde kazlarin ve ordeklerin salina salina gezisini seyredip ickinizi yudumladiginiz o muhtesem ortamin , nasil feci bir sekilde yuz degistirdigini bu muzikler dayanilma derecelerde bagirttirildiginda : yanimizdaki misafirlerimiz daha yeni Sorrento sahilinden donmuslerdi ve tam Turkbukunun nasil inanilmaz guzel ve buyulu bir yer oldugunu ve ne kadar sasirdiklarini soylerken , 1/2 saat sonra muzikler yuzunden yemegimizi bitirmeden kacmak zorunda kalinca , suratlarini gormeli idiniz ...

Çok ama çok üzücü

Yine dayanamayip ta uzata uzata sikayet ettigim icin kusura bakmayin

PS : Sayin Belediye Baskanimizin nadir bir icraatini gormek bizi mutlu etti : minibüslere cikan yolun dosenmesi pek guzel oldu !

Selamlar Sirin Wood 29 Haziran

Başınız sağolsun insanlar kendilerini sevdirdikten sonra bir başkalarına ,öyle kolayca kayıp gidemiyorlar bu dünyadan kalplerde kalıyorlar başka yerlerde gibi görünselerde.

Cansu Sarı


Merhaba,
Türkbükü nde 1993 yılında 7 ay kaldım şu an Ankara da yaşıyorum o zamanlar Burak Koşal adında bir dostum abim vardı kendisi ile iletişim kuracağım bir adrese telefona ulaşabilirsem cok mutlu olacağım.

Mehmet Yönden
myonden@mobilium.com.tr


Basiniz sagolsun... Allah rahmet eylesin...


Ebru Kıroğlu


Başınız sağolsun.

Nurhayat AYAN


İyiki doğdun Göltürkbükü...

Arda Fındıkoğlu


Güzel beldemizin bu mükemmel sitesi için emeği geçenleri kutlarım...

Prof.Dr.Bahattin Canbeyli


Merhabalar,


Ben Adana dan bir GÖLTÜRTBÜKÜ bir hayranıyım. 4 yıl Muğla da yaşadım. Şimdi Adana oturuyorum. Muğla da kaldığım sürece Marmaris, Gökova ve Bodrumu görme imkanım oldu. Beni bu çevrede etkiyen en çok Bodrum ve çevresi oldu. Bodrum da Türkbükünü görünce çok yerler görmeme rağmen buralara hayran kaldım. Bu satırları sizlere yazmak istedim. Sayenizde web sayfanıza girerek o muhteşem yerleri görüyorum. Eski günlerimi anıyorum.

Sizlerle tanışmak dileğiğle. Bodrum için gönüllü herşeye varım......

Merhabalar,

Ben Adana dan bir GÖLTÜRTBÜKÜ bir hayranıyım. 4 yıl Muğla da yaşadım. Şimdi Adana oturuyorum. Muğla da kaldığım sürece Marmaris, Gökova ve Bodrumu görme imkanım oldu. Beni bu çevrede etkiyen en çok Bodrum ve çevresi oldu. Bodrum da Türkbükünü görünce çok yerler görmeme rağmen buralara hayran kaldım. Bu satırları sizlere yazmak istedim. Sayenizde web sayfanıza girerek o muhteşem yerleri görüyorum. Eski günlerimi anıyorum.

Sizlerle tanışmak dileğiğle. Bodrum için gönüllü herşeye varım......

 
Merhaba ben Nuri; bu mesajı sadece Göltürkbükü halkına teşekkür etmek için gönderiyorum.
ben askerliğimi, Bodrum ilçe jandarmada yaptım şu konacıkta olan yerde biz mobil asayiş olarak görev yapmaktaydım ve sorumluluk alanım göltürkbüküydü 13 ay görev yaptığım göltürkbükü gerçekten beni çok etkiledi, özellikle insanları ve esnaflarına çok teşekkür ediyorum. yazın düğünlerde çıkan tatsız olaylarda bile büyük yardımlarını gördüm. gece hayatı başka bir güzel

türkbükünün, bodrumuun hiç bir yerinde öyle bir yer yok hatta tatil beldelerinde. hepinize tekrar teşekür. türkbüküne vatan görevi için geldim inşallah tatil içinde bir gelebilirim. göltürkbüküne selamlar byyy byy : )

Nuri Bulduk

Merhabalar..ismim Murat Seckin. Gölköyde oturmaktayım. Arıtma/sintine problemleri yani sira koy içinde anayola bakan dükkan ve evlerin bazılarının görüntüsü ise içler acısı.Çeşitli insaat şirketleri yol kenarına kum ve tuğla yığmış,bazi dükkanların tabelaları gerçekten çok sakil görüntü vermekte. Belediyeden sahile doğru inen yolda solda kalan ve önünden hergün yüzlerce insan geçen tarihi sarnıç/kilise görünümlü bina harap ve metruk halde.

Bu insanlari suclamak ise anlamsiz zira bu isler egitim ve gorgu meselesi ama belediye baskaniyla bu konulari gorusmek ve bunlara bir cozum bulmak kanimca onemli.Ufak tefek ve dusuk maliyetli duzenlemelerle bu dukkan ve ev sahiplerine yol gosterilirse golkoy girisinden turkbuku sonuna kadar estetik bir butunluk saglanir ve ufak tefek makyajlarla avrupa standartlarinda butik bir koyu elbirligi ile yaratabiliriz diye dusunuyorum.yoksa cok mu iyimserim?:)

En iyi dileklerimle,
Murat Seçkin


Kıymetli çevre dostları:

Yakın zamanlardaki çevre mücadelenizi sayfanızdan ve basından takdirle izliyorum.Hepimize örnek oluyorsunuz. Ben İzmir'e yetmiş kilometre uzakta Balıklıova ile Mordoğan arasında bulunan altmışbeş evden oluşan İmren Sitesinde oturmaktayım. Bulunduğumuz alan ,yeşille mavinin kucaklaştığı ve bilim adamlarının ilgisini çeken on milyon yıllık fosil kayalıkların bulunduğu ender güzellikte ve oldukça bakir sayılabilecek bir yerdir.Çam ağaçları ve zeytinliklerin içerisinde dar bir kıyı ovası görünümündeki bu yerde yüzelli civarında konutbulunmaktadır.Belediye(Mordoğan) ve duyarlı mülk sahipleri ile buranın korunması ve halkın daha rahat yararlanabilmesi için uğraş verirken;esas tehlike denizden geliverdi.Bundan dört ay önce basından duyduğumuz ama birtürlü yerlerini tesbit edemediğimiz balık çiftliği kurma izni alanlardan birisi yarı kapalı koyumuzun ağzına çiftliğini kurmaya başladı.Belediye Başkanı ellerinde izinleri olduğunu kendilerinden kara yolu izni istediklerini ,belediye olarak bu izni vermeyeceklerini başka da bir yaptırım güçlerinin olamayacağını söylediler. Burada oturanlar çevreye duyarlı kişiler ancak ne yapacaklarını ,nasıl mücadele edeceklerini bilmiyorlar.Lütfen,kendi deneyimleriniz ışığında bizlere yol yordam gösterin.Bu güzel yörenin bizden sonraki kuşaklara bulduğumuz güzellikte bırakılabilmesi için neler yapmamız gerekiyor? Bizler ,Belediye Başkanlığına,Karaburun Kaymakamlığına ve İzmir Valiliğine bu işleme engel olmaları için dilekçeler hazırladık, basına da duyurarak bu ayın 20 sinde ailelerle toplu gösteri yapmayı kararlaştırdık. Haklarımız nedir?Kime başvurmamız gerekir? Neler yapılmalı? Lütfen yardımcı olurmusunuz. Saygılarımla.

Vefa UÇKU
Sayın Emir Kunt,
Bu site için sizi tebrik etmek isterim.
Siz gerçek bir göltürkbükü seversiniz.
Teşekkür eder, saygılarımı sunarım.

Gamze Demirdöven


Sevgili Göltürkbükü'lüler,
22.10.2003 tarihli Genel Kurulda bizler BÜK-DER Yönetim Kuruluna seçildik.
TOMİS BERZEK SARP BÜK-DER Kurucu,
FATOŞ PEKÜN BÜK-DER 1.Genel Kurul Yönetim Kururlu Başkanı,
LEYLA VEKİLLİ BÜK-DER 2-3 dönem Yönetim Kurulu Başkanı,
HÜLYA SAY BÜK-DER 6-7 dönem Yönetim Kurulu Başkanı,
SEZGİN ALIN (KALAYCI) BÜK-DER 7. Dönem Yönetim Kurulu Üyesi.

Bu dönem Sezgin Alın (Kalaycı) Yönetim Kurulu Başkanı görevini yürütmektedir. Dört eski başkanın bir araya gelerek yeni yönetimi oluşturmasının amacı; Derneği güçlendirmek ve gençlere yol gösterici olmak.
Bizler kısıtlı imkanlarla önce köyümüze sonra beldemize elimizden geldiğince katkıda bulunmuş ve katkımızı sürdürmeye kararlı BÜK-DER üyeleriyiz.
Bu dönemde beldemizde sivil toplum örgütü olarak olarak aşağıdaki faaliyetleri planladık.

1 - Öncelikle Andızlı Mevkii'ndeki Dernek olarak Milli Emlak'tan kiraladığımız halen 4000 fidanın yaşadığı araziye mart ayı içinde 8000 fidan daha dikilmiştir ve sürekli bakımı yapılmaktadır.
2 - Tüm turizm işletmeleri ile toplanarak beldeyi daha huzurlu bir ortamda çalışabilecek ve sadece 2 ay değil en az 6-7 ay iş yapan, müşteri kalitesi ve harcama gücü yüksek turiste kavuşturmak için birlikte hareket etmeyi organize etmek.
3 - Belde Belediyesine çevre düzeni ve temizliği için katkıda bulunmak, 2 çevre görevlisinin Göltürkbükü'nde sahilleri temiz tutmasını sağlamak.
4 - Gürültü kirliliği ile Çevre yasasına tüm işletmelerin uymasını temin etmek. Cezai müeyyidelerin uygulanması için gerekli çalışmayı yapmak. Yüksek sesle müzik yapan işletmeler gerekli teknik donanımla başkalarını rahatsız etmeden sistem kurarak, isterse sabaha kadar çalışır.
5 - İşporta tezgahlarını sahil dışında bir sokağa toplayarak, sadece Beldemizde yaşayan insanların estetik çizgiler içinde ve çevre kirliliğine sebep olmadan ticaret yapmasını sağlamak.
6 - Beldenin güzelleştirilmesi ve yeşillendirilmesi için Belediye'ye katkıda bulunmak.
7 - Kaldırılan balık çiftliklerinin bulunduğu yerlerde çevre temizliği yaparak Beldeye kazandırmak.
8 - Türkbükü arıtma tesisinin ve kanalizasyon sisteminin randımalı çalışması için Belediye ile işbirliği yapmak.
9 - Yatların denizi kirletmelerini önlemek için ilgili Çevre yasaları içinde mücadele etmek.
10 - Türkbükü'nde bulunan 2 sınıflık okula 6 adet çam ağacı dikilmiş,bahçe duvarı,okuma odası,demir giriş kapısı yaptırılmış ve boyatılmıştır. Ayrıca kömürlüğün çöken damı yenilenmiştir.
11 - Eylül'ün son haftasında Kültür ve Sanat festivali düzenleyerek sezonu biraz daha uzatmak ve Göltürkbü'ne sanatsever ve kültür etkinliklerine duyarlı kişileri getirmeye çalışmak olacaktır.
12 - Sahile çıkan 5 kılçık yol begonvillerle güzelleştirilecektir.
Yukarıdaki konularda Belediye Başkanı Halil İbrahim Kaynar, Meclis Üyeleri Nuri Asar,Mehmet Dumanlı ve Fen İşlerinden Mustafa Gökçe ile yapılan toplantıda görüş alışverişlerinde bulunulmuş ve tam mutabakat sağlanmıştır. Sizlere dönem dönem BÜK-DER faaliyetlerimizi aktaracağız.
Sağlıklı, huzurlu ve bol kazançlı biz sezon diler,derneğimize maddi katkıda bulunan Sn.İrfan Kuriş, Sn.Emre Kunt,Sn.Osman Sınav'a teşekkür ederiz.

Saygılarımızla,
BÜK-DER Yönetimi

BÜK-DER Yönetimi

Ben ve esım , 10 sene boyunca her yaz Yunanıstan'dan , İtalya'ya , Dubai'ye , İsrail'e , Sri lanka'ya kadar "orası senin burası benim" gezip tozduk - beğendiğimiz , bayıldığımız ya da nefret ettiğimiz yerler oldu ....

İlk olarak 1997 yazında arkadaşlarımız ile akşam yemeği vesilesi ile türkbükü'ne geldik ... shipahoy'da içkimizi içip , mey'de rakımızla / mezemiz'le devam ettik 1999 senesinde annemler türkbükün'de ev aldılar , ve o ada'nın o zamanlar otel tarafından işletilen iskelesine adım atmamız ile birlikte başlayan ve hiç tükenmeyen bir türkbükü sevdası sonucu biz bir daha değil başka biryer'de yaz tatili geçirmek , böyle bir fikri aklımızdan bile geçirmedik ... Her senenin 8 ayını karanlıkta ve de yağmur altında geçirdiğimiz iskoçya'da , gün sayarak mayıs sonunu bekleriz ki kendimizi bir an önce türkbükü'ne atalım ...havaalanından direkt olarak koy'a kaçıp , dönene kadar bodrum'a bile inmeden minimum kıpırdama ile geçen 10 - 15 gün boyunca bizim cennetimiz olur burası ...

Bu sene temmuz ayında geçirdiğimiz süre içerisinde ilk defa olarak türkbükünde olumsuz gelişmeler gördüğümüz için , biraz önce okuduğum yazınıza karşılık bir iki satır kalem almaya kendimi mecbur hissettim köy'un havası bozuldu gelen giden insanların tipi değişik çalan muziklerin gümbürtüsü her türlü medenıyet sınırını aşmış durumda sipahoy ve mavi"kim müziğin sesini daha çok açacak" diye yarışmaktan , türkbükü'nü bodrum'daki"red lion pub"ların sıra sıra dizildiği ve doğmeli feci ingiliz turistlerin volta attığı kesimlere çevirdiler.

Bu sene sabahları Melek Boz Hanım'ın plajında da geçirdiğimiz 10 gün boyunca ( benim ve ailemin 12 sene denemesinden sonra sevgili inatçı kocama bamya yediren & sevdiren Melek Hanım'a buradan sevgiler ) hatıralık resim çektirmek için yandaki evin zodiak teknesinin önünde poz veren ve ellerinde video kamerası ile " aha ... işte burası türkbükü bakıııııın !!! " diye çekim yapan en az 4 aile seyrettik !!!! lütfen kimse beni burada snob'luk ile suçlamasın ...

Sahildeki ilk defa olarak bu sene zaten hafıf çamurumsu olan kum'a basmaktan iğrendik pazar günü , örtüsünü serip , karpuzunu yaran ailelere rastladık bakkalın önünde ....

Lokantalar tarafında geçen sene Sema Çelebi'nin açtığı ve bu sene malesef salopet olarak hizmet veren kurum , hem gürültüsü hemde cezbettiği müşteri tipi ile , o tarafın havasını tamamen bozdu

Bu sene jandarmanın karışması ile müzik sesinin kıstırılma uygulaması , emin olun , yaşı henüz genç olan bizlere bile " dünya varmış ! " dedirtti. 50+ yasında insanların "hoppa eller havaya" diye tepinmesini seyretmeye insan ancak 1 -2 gece dayanabiliyor - bu yorumumu da "age-ist" olmadığımı önemle belirterek yapmak isterim nerede hani shipahoy'da ve mavi'de eskiden çalan güzel ve sakin jazz , chill out , soul müzikleri - sağ olsun fıdelya hala belli bir çizgi'de kalmaya azimle devam edıyor ...

Türkbükü gibi dünyada eşi benzeri olmayan mükemellikteki ve belki kıyaslanacak tek rakipleri ancak İtalya ve Fransa'nın o malum sahil kasabalarında olan , bir belde kesinlikle köti bir yola girmiş durumda ...

İtiraf etmemiz gerekiyor ki biz de o laf dokundurduğunuz , keşke buraları'nın modası bir an önce geçse biraz , diyen gruba dahil olduk bu sene - çok çok üzülerek

çok daha fazla uzatmadan
sevgiler & selamlar

ps geriye sayımdayız , 6 gün kaldı türkbükü'ne varmamıza !!!

Şirin Xood
29.08.2003

Epey bir süredir sizden gelen mail'ler vasıtasıyla Göl Türkbükü ile ilgili çeşitli haberler, tanıtımlar ve bilgiler alıyorum... Bugüne kadar, mail'lerinizi cevaplamam ya da fikir beyan etmem gereken bir konu olmadığından sizinle herhangi bir kontağım olmamıştı ama bugün aşağıdaki yazınıza istinaden sizi tebrik etmek ve bu vesile ile de gönderdiğiniz bilgilendirici mail'leriniz için teşekkür etmek istedim...

Çok güzel bir konuya değinmiş, çok hoş bir şekilde de bunu yazıya dökmüşsünüz... Doğrusu senelerdir ben de yaz aylarında, fırsat buldukça tatil için Bodrum'u tercih edenlerdenim... Bodrum'um daha bir tenha, hele Göl Türkbükü'nün daha bir bakir olduğu günleriyse, ki bu çok eskilere dayanmıyor, çok iyi hatırlıyorum... Hoş, ben Bodrum'a gelince zamanımı çoğunlukla evimin olduğu Torba'yla Göl Türkbükü arasında geçirip, diğer koylara ya da Bodrum'a pek gitmiyorum ama yine de geçtiğimiz senelerdeki belli gelişmelerden, önceye kıyasla, memnunluk duyduğumu da ifade etmeliyim... ancak maalesef ki bir konuda çok haklısınız... millet olarak maalesef ki, sevilen, kitlelerce tutlan şeyleri tadında bırakmak yerine abartmayı seven bir yaradılışımız var... tıpkı tadında kalsa, keyifli geçecek olan happy hours'ların büyük-küçük, dip-dibe her işletmede birer gürültü kirliliğine dönüşmesi gibi... tıpkı, hele içki içtikçe sizin de deyiminizle uçurtan parçaları, birer zulüm nakaratına çevirmeleri gibi... tıpkı, 16-20 yaş arası gençliğin kendi yaş gruplarına hitap edecek ve keyfine varacakları uğraşlardan çok, anne-babalarının tarzına özenmeleri ve yaşlarından çok önce bu tarzı yaşamaya çalışmaları gibi... ve bunun doğal bir neticesi olarak, mekanların yazlık lise bahçelerine dönüşmesi gibi... tıpkı her köşeye bir incik-boncukcunun, bir işportacının yerleşmesi ve tüm bunlara göz yumulması gibi... çok haklısınız, hem de çok...

Ama ne yapılabilir, bilmiyorum... yazılan yazılarsa ne dereceye kadar etkili olur, o da malumunuz... ama bildiğim bir şey var ki, belli uygulama, şart ve kanunlarla bu gidişat'a ciddi önlemler alınmazsa, herşey gibi maalesef ki Bodrum-Göl Türkbükü de daha da yozlaşmaya yüz tutacak... ve zamanla -halihazırda sayıca zaten az da olsa- halen zamanını kaliteli bir şekilde geçirmek isteyen kitleler yerini tamamen televole kültürüne bırakıp, kendi kabuklarına çekilecek... ve korkarım gitgide kalite düşecek, o keyifli mekanlar bir Erdek, Kumburgaz havasına bürünecek.... yazık... hem de çok yazık... fakat umarım bunların hiç biri olmaz... umarım, her daim Bodrum'um, Göl Türkbükü'nün keyfi yaşanır, yaşatılır...

Keyifli çalışmalar, güzel günler dileklerim ve saygılarımla,

Bilgehan Çarmıklı Kerman
31.07.2003

Sitenizi ilk defa gezdim,gerçekten oldukça güzel bilgiler edinmiş bulunmaktayım,yalnız benim için (ki tahmin ediyorum pek çok kişi içinde geçerli) en önemli noktalardan biri, kalacağım otelde zamanımın 1/3'ünü üzerinde geçireceğim yatağın kalitesi, mümkünse markası. Üzülerek ifade etmek isterim ki dünyanın parasını verip konakladığımız böylesi lüks otellerde
maalesef adeta pansiyonlarda kullanilan yataklar kullanılmakta (yaylı vs.) ve bu durum otel sahipleri tarafindan maalesef hiç önemsenmemekte, mümkünse sitenizdeki otellerin yatakları hakkında daha detaylı bilgileri içerik olarak verirseniz inanın siteniz için bir ayrıcalık olacağı gibi, bizlerde otel sahiplerinin kalite anlayışlari hakkında bilgi sahibi olacağımız gibi, tercihimizi daha sağlıklı yapabiliriz. Bu konu hakkında duyarlı olacağınıza inanıyorum. Teşekkürler.

Mehmet Güven
24.06.2003

Çok enteresan gelişmeler oluyor ama benim anlayamadığım bir nokta var zaten Bodrum un bu güzel yakasını ziyaret edenlerin çoğu İstanbullu ve de bu açılan mekanların da çoğu neredeyse İstanbul da . Buraya gelenlerin de çoğu İstanbullu olduğuna göre bence çok plansız ve gelişigüzel restorant patlaması var onun için de devamlı geçici bir işletme enflasyonu yaşanmaktadır. (shipahoy,maçakızı ve adını unuttuğum bazı local yerleri hariç tutuyorum.) Onun için ben şahsen buraları tercih etmemeye çalışmaktayım. Ve bu canım koy kendi içinde bir circle olarak kalacak gibi çünkü İstanbul da gördüklerini orada görmek insanlara ne tür bir tatil rahatlığı veriyor bir türlü anlayamıyorum.

Selamlar
Murat Ergüder
20.06.2003


Göltürkbükü'nde neler oluyor söyleyeyim:

pislik, toz, toprak, kasabanın heryerine güpegündüz boşaltılan molozlar, şirin bir kasabaya hiç uymayan istanbuldakilerden daha çirkin 50 santimlik iğrenç kaldırımlar, sahilin her metrekaresinden gelen kakafonik müzikler, göbek havaları..işte bunlar oluyor

Sevgiler

Uğur Bayar

Selamlar,

Biraz olsun hasret gidermek, Türkiyeden sevdiğim yerlerden bir iki haber almak amacı ile ziyaret ettiğim web sayfalarından sonra bir şekilde bu sayfaya ulaştım. Göltürkbükü'ne daha önce bir kaç kere gitmiştim. Çok güzel bir sayfa hazırlanmış. Yazılan mesajları okuyunca bir iki cümle de ben yazayım dedim. Ben Japonya da yaşıyorum ve insan uzakta olunca ülkesinin değerini daha çok anlıyor. Orda iken de olan yalnışların farkındasınız ama uzakta iken bu daha belirgin. Yaptığımız şey sadece tüketmek, herşeyi tüketiyoruz, ülkemizi, doğamızı, varlıklarımızı. Hem de hiç düşünmeden, geride ne bırakacağımızı bilmeden. Burasının, Türkiye'nin diğer bir cok güzel yeri gibi, tatile açılmasına hiç ama hiç gerek yoktu, keşke hiç keşfedilmese idi, ya da en azından tüketime bir sınır konulsa idi. En azından bir çok mesajda bunun farkına varılmışlığı görülüyor, umarım bu mekanımız da başka mekanlarımız gibi hiç edilmez.

Saygılarımla

Uğur Ünal

Eski Gölköy ve Türkbükü nü seven biri olarak düşüncelerimi sizinle paylaşmak istedim. Ne zaman ki bu iki şirin belde birleşip Göltürkbükü oldu, bozulma da başladı. Hele bu sene yozlaşma had safhada. Mey'de veya Alarga'da yemek yemek yine çok keyifli, ancak yemekten sonra o geleneksel yürüyüşümüzü yapıp Ship Ahoi veya Divan Palmira'da geceye devam etmek imkansız artık. Hepsinden farklı, gümbür gümbür (müzik değil) gürültü yükselmekte. Adeta Bodrum'un içindeki Barlar Sokağı. Gelen insanlar da bu ortama uygun. Çok yazık olmuş. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Birşeyler düzeltilmeli mi, yoksa farklı bir hedef kitleden daha cok para kazanmak uğruna bu çirkinliğe devam mı etmeli?

Saygılar,

Gülden Ünlüer


Merhaba,
Biz iki senedir Türkbükünde yazımızı geçiren ve Türkbükünü çok seven bir aileyiz. Geçen Ağustos ayında başlayan ve bu senede yoğun bir şekilde devam eden deniz kirliliği dikkatimizi çekiyor. Bugün denize inmek için, Shipahoy'a doğru gitmek için köprüden geçerken dereden akan pislikleri görünce hemen bu yazıyı yazmaya karar verdim. Türkiyenin ilk ve tek çalışan arıtma tesisine sahip beldemizde bu görüntüler bizi çok üzdü.Demekki tesis çalışmıyordu. Denize giremez olduk. Denizi bu kadar istila halindeki
iskeleler ve tekneler için acil çözümler istiyoruz. Bu düşüncelerimi gazeteler ve yayın kuruluşları ilede paylaşmayı düşünüyorum.

Saygılarımla,

Gamze Dağdelen

Emir Kunt,

Eski bir Türkbükü'lü olarak sizi kutlamak istedim. Hem sayfanız çok güzel ve fonksiyonel hem de böyle bir girişimde bulunduğunuz için... Tekrar tekrar tebrik ederim ve başarılarınızın devamını dilerim.

Jale ONANÇ (Başaran)


Selamlar,

Önce sizleri sadece Türkiye değil, bence uluslararası çapta çok başarılı olduğuna inandığım bu çalışmanızdan dolayı kutluyorum. Sitenize üye olduğum için ve devamlı haber alabildiğim için mutluyum.

Uzun yıllar Bodrum'u kalabalık bulan ve bir türlü ısınamamış biriydim. Türkbükü'nde yazları yaşayan çok sevdiğim çocukluk arkadaşım Şeyda Karakaya ile çok sevdiğim babası Cevdet Öztan vasıtası ile üç yıl önce davetli olarak Türkbükü'ne geldim ve başka bir Bodrum gördüm. Bugünki Maki nin insaat esnası halini gördüm. Şimdi de sadece orada kalmayı tercih ediyorum. Bu yaz da Haziran son haftası itibarı ile bir kaç hafta sonumuzu orada geçirmeyi planlıyoruz. Amatör fotoğrafçı olarak ta değişik saatlerde Türkbükü'nü görüntülemek istiyorum. Neticeler güzel çıkarsa seve seve sizlere gönderebilirim beğendiklerinizi kullanabilirsiniz. Belki bu şekilde sitenize bir katkım olur.

Siteniz Türkbükü'nü daha da çok sevmemi sağladı. Başarılarınızın devamını diliyorum.

Sevgiler,


Galip Bilol

Sayın Emir Bey,

Çalışmalarınızı taktirle izliyoruz. Türkbükü sahilimizin daha güzel bir görünüm kazanması en büyük arzumuzdur. Sahildeki iş yerleri '100.000.000 TL / iş yeri' harcıyarak iş yerlerinin önünse büyük saksılarda sardunya ekseler, sahilimiz bambaşka bir görünüşe sahip olacaktır.

Saygılarımla


Levent Ganiyusufoğlu


Slm,

Öncelikle teşekkür etmek istiyorum. Ne şekilde olduğunu bilmesem de bana ulaştığınız için. Bu mükemmel site içinde tebrik etmek istiyorum. Ben İtalya'da Siena'da yaşıyorum, inanın insanların burada Turkiye ile ilgili düşünceleri çok farklı, sabitleşmiş bir önyargı ile bakıyorlar ülkemize. İste bu açıdan da siteniz imdadıma yetişti diyebilirim. Şimdi hep beraber Bodrum'a tatile gidiyoruz. Teşekkürler.

Sevgiler, saygılar

Didem KAYMAZ


Artık Dur !

1. Köy içinden balık çiflikleri çıkmalı.
2. Teknelerin sintine boşaltma meselesi cok ciddi takib edilmeli ve ağır cezalar verilmeli.
hatta belediye veya kişiler tarafindan mahkemeye verilip, afişe edilmeli.
3. Belediye her yeri kazıp, öylece bırakmaktan vaz geçmeli. neyi bitirebilecekse, orayı kazmalı.
4. Yazın türkbükü'ne giderken gölköy ve türkbükü'nden geçen araba trafiği sürat bakımından nasıl kontrol edilebilir bilemiyorum. en azından sezon başı birkaç defa jandarmanın hız cezası yazması ve toleranslı (!) bir alkol kontrolü yapması sağlanabilir belki.
5. Teknelerin ve jetskilerin sahile yakın sürat yapmamaları sağlanmalı. bunu sahildeki oteller ve beach-clublar da müşterilerini uyararak yapmalı. herşey belediyeden veya jandarmadan beklenemez, imkanları belli.
6. Sığ yerlerde yüzenlerin arasında balık zıpkını ile dolaşan, karada insanlarin üstüne doğru zıpkın kuran çoluk, çocuk, bilgisiz amator balık heveslileri, birinin karnını deşmeden uyarılmalı.
7. Başıboş köpekler gittikçe coğalıyor. göltürkbükü'nun simgesi, cici kopekler, geceleri sürü halinde canavarlaşip, beach club veya benzeri yerlerden dönen gençlere, çocuklarımıza saldırıyor. Bu köpeklere kim bakar, meçhul. aşılari tabii ki yok. sahibi olamayan köpek gibi bir saçmalık dünyanın hiç bir yerinde yok. sahipli köpeklerin de, plajlarda, lokanta ve barlarda tasma takılmadan serbest dolaşması, denize girip, herkesi islatarak kendini kurulamasi gibi saçmaliklar nasıl önlenir bilemiyorum. ben köpekleri çok seviyorum. ama, koydeki evim site içinde olduğu, ve etrafını çitle çevirmem mümkün olmadığı için köpek besleyemiyorum. sokakta rastladıkça yiyecek vererek, içki masasından balık kafası, kemik atarak hayvan severlik olmaz.

saygılar, selamlar,

Hasan Taşan


Selamlar,

İlgili bölgeyi, Göltürkbükü'nü tanıtım anlamında çok güzel ve başarılı bir çalışma içinde olmaız nedeniyle siz ilgilileri kutlamak gerektiğini düşünüyorum, tebrikler...
Ancak üniversitede öğrenim elemanı olarak şunu belirtmeliyim ki, Türkiye'de hemen hemen bütün kamu kuruluşlarının kendı kampları yada benzer tatıl merkezleri, sıra ya da çekiliş ile de olsa, mevcut olmakla birlikte, üniversitelerin, yani Türkiyede ki yüksek ögrenimle ilgili kuruluşların benzeri mekanlar için ayrılmış hiçbir bütçesi olmamıştır ve yoktur...Buna
özel olarak YÖK kurumunun dikkatini çekmesini dilemekle beraber, konu çerçevesinde çalışmalarını sürdüren siz sayın ilgili ve samımı olduğunuza inandığım kişilerin de dikkatlerini çekmek isterim, isteriz!
Göltürkbükü gibi henüz doğal özelliklerini yitirmemiş, ve yitirmemek için de gayret sarfedileceğini düşündüğüm böylesi bir bölgede, niçin üniversitelere tatil alanları için teklifler götürülmesin.. ya da konaklama konusunda niçin belli bilinçli bir kesimin ilgisini ve yukarıda belirtilen çabalara desteğini çekebilmek adına farklı tarifeli uygulamalar yapılmasın..?!. Emin olun bilimin, bilginin, sosyal bilinçlenmenin olduğu ya da olacağı yerde pozitif gelişmeler olur ve kendını korur..
Naçizane önerimi objektij olarak değerlendirileceğini ümid eder, amaçlarınızı herzaman koruyabılmeniz dogrultusunda ki samimi çalışmalarınızda başarılar dilerim..
Sevgiler..Saygılar..

Canan USTA
Canan@ibu.edu.tr


Selamlar ,

Önce sitenin varlığı ve renkliliği sebebi ile teşekkür ederim, bence en önemlisi bu başlangıç için.

Yalnız biz ;
nasıl bir göltürkbükü istiyoruz ?

- daha modern , yolları altyapısı halledilmiş bir güney fransız akdeniz kasabasımı ?
- yoksa yerli arkadaş ve dostlarımızın yakınmasındaki gibi hala ineklerin ve köpeklerin birbirini kovaladığı bi yer mi ?
- yoksa bu ikisinin birlikte sürdürülmeye calışıldığı bir jungle mı ?

Bana sorarsanız en kötüsü ki; bu şu an icinde bulunduğumuz üçüncü hal. Bu nedenle hata tektaraflı kimsede değil , gene bizde hepimizde.
Ben şahsen senede en az 5-6 kez bölgeye gider , kışlar dahil olmak üzere 4-5 er günden yaklaşık 1 ayı orada geçiririm : Her seferinde gerçek bir hüzün olur ayrılık bi dahaki sefere kadar...

Gelelim önerilere ne yapabiliriz birlikte ?
Bir kere karar verelim GOLTURKBUKU nasıl bir yer olacak? Rakamlarla ortaya koyalım bölgenin kapasitesi ne? , ne kadarı kullanılıyo ?, toplam iki koyda kaç tekne aynı anda barınabilir ? bu rakam kırmızı sezonda kaç ? Yetkili yada görevli merci varmı ? Yaptırım var mı ?

Gelin örnek bi nazım planı bulalım ; komple altyapısı oluşmuş ; ne bilim otoparkindan , özürlü tuvaletlerine , marinasından , turizm ofisine ? Var mı Türkiye` de böyle örnek bir plan ?? Varsa bakalım , yoksa Italya`dan Fransa`dan satın alalım ? Şimdi diyeceksiniz ki ? Nasıl alıcaz ? Neyle alıcaz ? Kim alıcak ? Cevap : Şu an bölgede M2 arazi fiyatları ne
? Hangi konaklama hizmetleri kaç dolar ? İşte bu hizmetlerden bu fiyatlarla yararlana bizler... İnsanlar dağları teleferiklerle birbirlerine bağladılar , teleferikle artık bir ülkeden diğerine geçiliyor...
Lütfen...

Gelin bir yönetim kurulu oluşturun ? Katılalım, olsun cenevre`den her
toplantıya da gelmeye de razıyım... Bakalım neler olucak ?

Selamlar , saygilar
Kerrar Kulak

merhaba,
ben levent , new york dan yaziyorum, ve surekli e-mail leriniz geliyor ve
mutlu oluyorum. cok teskkurler.
Insallah bir gun arkadas grup um ile gelip sizinle tatil yapmak isterim.
bir sey sormak istiyorum, turkiyede tabiaat ortusu olarak en son nasil
durumda: ben 6 yildir gelmedim turkiyeye isimden dolayi.Bazi yerleri cok
ciplak ve agacsiz goruyorum sizlerin resimlerinizde, yesil alan icin bir guc
ve zaman ayirabiliyormu insanlar ve bunun bilincindelermi bunun!
tesekkurler
Levent

Sayın Yetkili,
Gölköyün yazın gelen bir sakini olarak son gelişmelerden son derece rahatsızım. Sokaklarında kazlar tavuklar ve inekler dolaşan köyü istiyorum.Yeni belediye başkanımız kendi değerlerine göre gölköye katkı yapmak istemiş ama ne yazıkki artılk orası kirlenmiş standart bir eglence beldesi olmuştur.Halbuki gölkoyün yıldızının parlaması onun bakir halinden dolayı idi.EN kısa zamanda bu yanlıştan dönülerek gölköyü diskotekler mekanı
ve restorantlar mekanı olmaktan kurtaralım.

Recep Yenigün

BU SAYFANIN TASARIMCISINA;
İnsanların hayel güçlerinin ve emeklerinin nereye kadar gideceğini gösteren bir sayfa olmuş.Aslında sayfayı incelediğimde içime bir sıcaklık doğdu. Hani köy kahveleri olur deniz kenarındaki o küçük köylerde insanlar orada oturur buluşur konuşur. Dertler paylaşılır
sevdalar anlatılır aşklar yaşanır kavgalar yapılır herşey o köy meydanındaki kahvede olur.Çünki köydeki herkesi en kolay bulabileceğiniz yer köy kahvesidir. o meydandadır ve her yer oradan kolaylıkla görünür. Gelen geçen en azıdan bir selam vermeden geçemez.....
işte sizin sayfanızda bende böyle duygular uyandırdı.

Başarılarınızın devamı dileğiyle .İyi çalışmalar....

SİBEL EYUBOGLU

Havana Kulübünün ses kirliliği bütün vaadlere rağmen yine tatilimizi zehirledi. İstankoy adasında buyuk diskolar hepsi kapalı mekanlar. Neden biz Göltürkbükü'nde kanunsuzların keyfine göre yaşamaya mecbur olduğumuzu anlamadım. Yoksa beldemizi öldürmek mi istiyorlar?

Robert Finn (ABD 'li Büyük Elçi)

Selamlar,
Sıcak bir yazdan sonra tekrar Istanbul'a döndük.Kısmetse önümüzdeki günlerde birkaç gün daha gidiceğiz. Evet,gürültü,alt yapı problemleri,deniz kirlilği hepimizin ortak sorunu
oldu.Çözümleri jandarmadan,belediyeden bekledik. Bizler maalesef birşey yapmadık,aksine özellikle gürültü problemine oralara giderek belki destek olduk.

Beni rahatsız eden ve özellikle alt yapı problemlerine katkısı olacak bir konuda önerim var.Yaklaşık 4 ay Gölköy'de yaşıyorum.Evin iskanı daha alınmadığı için emlak ve çöp vergisi veremiyorum (versemde zaten belediyeye giden miktarlar komik).Anlayacağınız 4 ay yaşadığım Belediyeye 5 kuruş faydam yok.Eminimki benim gibi çok insan var.Ayrıca
x-y-z gibi yerlerinde bu konuda ciddi bir katılımı olduğunu tahmin etmiyorum. İnsanlar dışarıdan geliyor belli yerleri dolduruyor,alt yapıyı kullanıyor,100 milyonlarca hesap ödeyip,Belediye'ye sıfır katkı yapıyorlar.

En azından:
-Otoparklarda araba başına 1 milyon
-İskelelerde şezlong,şemsiye başına 2 milyon
dernek veya belediye adına tahsil edilse tahmin ediyorum hiçbir kimse itiraz etmez.Tabii bunun yasal yönünü incelemek gerekir. Bunun denetlemesi gönüllü olarak bizim gibi bu işe katkıda bulunmak isteyen insanlar tarafından yapılabilir.Ben bu konuda hazırım.Ortaya ciddi rakkamlar çıkacaktır. Belediyeye önemli katkısı olacaktır.

Bilmiyorum dikkatinizi çektimi.Özellikle taksi ve vidanjörler,daha çok servis verebilmek için hız limitlerini genellkle ihlal ediyorlar:Bu konuda da tedbir alabilmek ciddi kazaları engeleyecektir.

Benden bugünlük bu kadar,gönüllü olarak oralarda bulunduğum sürelerde çalışmalara katılmaya hazırım.

Çetin Sağıroğlu

Merhaba Gol-Turkbuku,

Sekiz sene once tanidim seni,
Kazlarin, deniz yildizlarin,dalga seslerin ve koskocaman daglarin vardi...
Bir Ship-Ahoy'un kazlari dayanikli cikti.
Kirlettik, raki kadehleri firlattik denizine, azicik olan agaclarini
kopardik, oda yaptik kendimize... komsular cogaldikca sen senlikten ciktin
iste.
Isvicre'de okulumdayim, mezuniyet tezimi seni nasil kurtaririz ve kardesin
Kas Beldesine seni ornek gosterip nasil bastan tedbirli davranabiliriz, onu
arastiriyorum, denizinin kokusunu, oyuncakciyi en cok da eski Orfoz'daki
gitar gecelerini ozleyerek.
Onbin kelimeye sigdirmaliyim senin isteklerini,
anlat derdini isteklerini,
Basarabiliriz*
OLDUGUN GIBI KALMAN DILEGIYLE,
A.Duygu Saylam

ACIL MÜDAHELE LAZIM…

Türkbükü çok feci kokuyor.Çabuk hemde çok çabuk bir care bulun,en azindan mevsimi çikaracak idare çözümler bulun.Artik Türkbükü sahilindeki restoranlarda ve iskelelerde yemek yenemeyecek bir duruma geldi.Denize girmeyi zaten unuttuk.Bütün çocuklar mikrop kapiyorlar,hangi çocuk ateslense yöresel doktorlar denizden virus aldiklarini denize girmemeleri gerektigini söylüyorlar.Lütfen isin saka tarafi kalmadi,o kadar yatirim bosa gidiyor ve fark ediyorsaniz Türkbükü hergün biraz daha tehnalasiyor.Ancak disaridan yeni gelenler bilmiyor,fakat anlamak için arif olmaya gerek yok,daha ilk geceden yemeklerini koku içinde yiyorlar ve anliyorlar ama ne yazik ki gelmis bulunuyorlar.Deniz ve sahillerde 100metre kamu menfaatinedir benim bildigim ama Türkbüküne giderseniz otellerden birinin laubaliligini görürsünüz.Otelinin bari genislesin diye branda ile yolu bölmüs,haklisiniz nsanlari bir denizden yürütmediginiz kalmisti.NEREDE BU ILGILILER TÜRKBÜKÜ NE OLACAK BÖYLE?

SEMA ÇELEBI

Emir,
Önce böyle bir konuya dikkat çektiğin için teşekkür ederim. Düşüncelerine ve fikirlerine tamamen katılıyorum.
Bence denizin kirletilmesinde restoranlar, oteller ve yatlar başlıca rolü oynuyor. Yatların hiç bir şekilde geceleyin koyda kalmasına izin verilmemesi gerekiyor. Bu yatların sintineleri muhtemelen geceleri boşaltılıyor. Otellerin kanalizasyonlarının ise ne kadar uzağa ve derine verildiği konusunda ise ciddi şüphelerim var. Bu kanalizasyon borularının acilen denetlenmesi gerekiyor ve kurallara uymayan otellere ciddi maddi ve sezonluk kapatma gibi cezalar uygulanması gerektiğini düşünmekteyim. Ship Ahoy'un yanında her sene patlayan kanalizasyon borusuna ise ne zaman bir çözüm bulunacağına herkes cevap bekliyor. Her ne kadar akşamları iskele üzerinde yenen yemekler güzel bir ambians olsa da, bu restoranların artıklarının nereye gittikleri ilgili merciler tarafından denetlenmesi ve kurallara uymayanlara sezonluk kapatma gibi ağır cezalar verilmesi gerekmektedir diye düşünmekteyim.
Dünyanın en güzel koylarından birine sahip çıktığınız için tekrar teşekkür ederim.

Sermet Sevil

Merhaba,

Adım Yalçın Yilmazkaya. Geçen hafta Göltürkbükünde idim. Hızlı değişimin neden olduğu
kirlenmeye bende şahit oldum. Yaşım 45 olması nedeni ile Marmara'nın kirlenmesine ve
kaybedilişine şahit olanlardanım. Bence suçlu aramaktansa insan ve problemi birbirinden ayırıp
çözüm üretmek daha yapıcı geliyor bana... Yalnız bizim problemimiz yapacaklarımızı dev projeler içinde düşünmek ve hedef koymadan ve bu hedefe giden yolda yaptıklarımızı
ölçmeden hareket etmek. Halbuki yapacaklarınızı küçük lokmalara bölersek yutması ve üstesinden gelmesi kolay ve yapılabilir olur.
Herşeyi devletten ve yerel idarelerden beklemek devrinin geçtiğine inananlardanım. Ayrıca karşılıksız hiçkimsenin birşey yapmayacağını da öğrendim.

Bence yeldeğirmenleri ile savaşmak yerine kazanılacak küçük zaferlerin yanındayım. Bu kazanılan küçük zaferlerin iki faydası var.
1. Eğer başarı iyi pazarlanır ise yeni projeler için (parasal ve siyasi )destek daha kolay elde edilir.
2. Başaranlar yeni bir proje için kendilerini daha güçlü ve muktedir hissederler.

Bodrum'da 3000 adet gezi teknesi olduğunu öğrendim. Her birinden sadece 360 Milton TL palamar kirası alınıyormuş. Bir teknenin günlük kazancı ise ortalama 500 - 800 USD ! Buna karşılık aldıkları servisler konusunda sıkıntıları var. Ayrıca sintine'yi limanda boşaltacak sistem henüz yok.Bu servisler karşılığı daha fazla para vermeye razılar. (İyi hizmet almak kaydı ile)
İşte size çözümü çok zor olmayan bir problem ( opportunity). Belki marina'nın kirlenmesini bir ölçüde önleyebiliriz. Ne dersiniz ?

Sevgilerimle,

Yalcin Yilmazkaya

Sevgili Emir,

Bugün seninle İstanbul a döndük...Bodrumdan.. aynı uçakta .. ve o hızla senin müthiş sayfaları açtım...Kutluyorum... Nefis... Bu yaratıcılığını ve böyle bir ortamı yaratmanı kutluyorum...

Çok zevkle okuyup...izledim... devam edeceğim.. Bravo...

Selam...sevgiler

Akın Öngör..

BELDEMİZİN VİZYONUNU TÜM DÜNYAYA SUNAN SEVGİLİ GÖLTÜRKBÜKÜ WEB AYFASI
EDİTÖRÜNÜ, BÖYLESİNE GÜZEL, KEYİF VERİCİ VE BİR O KADAR DA YARARLI BİR SİTE HAZIRLAMALARINDAN ÖTÜRÜ KUTLUYOR, BİR GÖLKÖY SAKİNİ OLARAK BAŞARILARININ DEVAMINI DİLİYORUM...

ALDOĞAN BÜYÜKÖZTEKİN

EMIRCIM,
GERCEKTEN MUTHIS BIR CALISMA, SENINLE GURUR DUYDUK,
TESEKKURLER.
KUCUK RICALARIMIZ OLUCAK ,
BU SITENIN KESINLIKLE INGILIZCE DE OLMASI LAZIM, BELKI CALISIYORSUNUZ
USTUNDE AMA IPEKCE BIR UKALALALIK YAPAYIM DEDIM, ZIRA YURTDISINDA KIME
FORWARD ETMEK ISTESEM GERI GELIYOR VE BIRSEY ANLAMADIKKI DERLER....
UMARIM KOYCEK BU CALISMANIN SEMERESINI EN IYI SEKILDE GORURUZ SAYENDE VE
POZITIF ISLER. KOLAY GELSIN.
SEVGILER
IPEK OZDOGU

Göltürkbükü.com sitesi açıldığından beri heyecanla takip ediyorum:):):)
Özellike ingilizcesini sabırsızlıkla bekliyorum Yurt dışındaki tüm yabancı
arkadaşlarıma,
iş ortaklarım ve dostlarıma bir an önce ulaştırmak arzusundayım.
Ülkemizin bu hoş köşesini gayet keyifli bir şekilde tanıtıldığını görmek
bana ayrıca keyif veriyor.
Sevgilerimle

İDİL TARZİ
'' ailenizin modacısı ''

Can arkadaşımız Emir sayesinde özlem duyduğumuz sıcaklığa ilk önce bu
sayfada ulaşmak ofisteyken nekadar ağırıma gitsede içime verdiği huzur
tartışılmaz. Sayfayı ziyaret edenlerin THY ını rezervasyon bombardımanına
tutacağından eminim :))
Herşeyde olduğu gibi başarın ve içtenliğin burayada yansıdı.... Tebrikler ve
teşekkurler!
Sayfaya katkıda bulunalım, eksikleri ve yenilikleri bildirelim dahada
önemlisi reklam gönderelelim.
Herkeze huzur ve neşe dolu bir yaz diliyorum.
Serra Cerrahoğlu,

son derece basarılı ve hedefe yonelık bır calısma olmus. tebrıkler.
ben bırcok kısıye forward ettım. golturkbukunun dogasının korunması,
teknelerın atıklarını koya bırakmaması ve surat tekne artı jet skı guvenlık
serıtlerı ıle ılgıl ozel bır kısım yapılırsa dahada ıyı olur. boyle bırsey
varmıydı hatırlıyamıyorum.
sevgıler,
murat altan

luckyeye iyi is cikarmis... benim marketing sayfalarımda bannerini
koyacagim...
Altuğ İnci

 
 

 

 

 Nasıl Gidilir ?
 
 
Bodrum'a gelmeden önce, Yalıkavak/Torba sapağından sağa dönülecek.
Devam >
Ulaşım için...
Devam >
 
 Yatçılık
 
 
Geniş ve büyük koyun güney sahilini Gölköy, batısını ise Türkbükü çevreler. İkisi de yarımadanın turistik yöreleridir.
Devam >
 
 Kurumlar
BELEDİYE
BÜK-DER
İLKOKUL
 Medya
 
 
Medyada Türkbükü hakkında çıkan haberleri bu bölümde görebilirsiniz.
Devam >
 
 Sağlık
 
 
Türkbükü'ndeki sağlık kurumlarını buradan takip edebilirsiniz.
Devam >
 

 

 
Anasayfa . Oteller . Restoranlar . Beach Clubs . Gece Hayatı . Emlak . Shopping . Tarihçe . Foto Galeri

www.golturkbuku.com
LuckyEye Interactive