www.golturkbuku.com Reklam Hava Durumu
 
AnasayfaOtellerRestoranlarBeach clubsGece HayatıEmlakShoppingTarihçeFoto Galeri
        
 
  Ara  
   
  Advanced Search
 
 
KENAN ERÇETİNGÖZ, GÖLTÜRKBÜKÜ İZLENİMLERİNİ YAZDI...
 

Bodrum'da cennet gibi bir yerde kalıyorum. Adı; Mavi Suite.. Nerede olabilir? Tabii ki, Bodrum'un Cote D'azur'u olan Türkbükü'nde.. Ah o Türkbükü ah.. Saatlerce yazabilir, tüm sorunlarını masaya yatırabilirim! Ama ne değişecek ki? Bugüne kadar ne değişmiş ki? Aynı tas, aynı hamam.. Muhabir yıllarımdan hatırlıyorum.. Bir zamanlar Bodrum'da bir Kenan Evren fırtınası eserdi. Saatler tam gecce yarısını gösterdiğinde 'İstiklal Marşı' çalınır ve Bodrum sessizliğe gömülür, turistler şaşkınlık içinde kalırdı. Tabii sadece turistler değil, bizler de şaşırır ve kızardık!

Aradan yıllar geçti.. Sanki Bodrum'da çok şey değişmiş gibi görünüyor ama aslında o görünenler, sadece görüntü. Görüntüler değişiyor ama kafalar hep aynı.. Bodrum Kaymakamı Osman Ekşi, yanında jandarmalarla öğlen vakti Türkbükü'nü basıyor (abartılı olabilir ama turistik bir bölgede jandarmaların koşması hiç hoş olmuyor!). 'Müziği kapatın, komutan kimlik kontrolü yap ve yaşı küçük çocukları topla' diyor sayın Bodrum Kaymakamı! 'Yaşı küçük çocukları topla'.. Jandarma komutanı daha olgun ve daha mantıklı.. Sadece kaymakama bakıyor ve tabii ki öyle bir şey yapmıyor. Öğlen vakti, plajda çocuklar da olabilir.. Ama dediğim gibi değişmeyen kafalar sayesinde maalesef böyle uygulamalar yapılabiliyor. Peki komutan da, kaymakam beye uysa ve yaşı küçük çocukları toplasa ne olacak? Rezillik! Komutan mekan sahiplerini yatıştırıyor, o an müzikler kapatılıyor ve
Türkbükü sessizliğe gömülüyor. Maki, Ship A Hoy, Salopet Marine ve Havana Beach.. 'Müzik çalınmayacak kardeşim..!' Dediğim dedik.. Ça-lın-ma-ya-cak! Ah Türkbükü ah.. Üzülüyorum sana, güzelliğine, denizine, havana, suyuna, taşına, toprağına.. Aslında Bodrum'a üzülüyorum. 'Turizmi masaya yatırdık, esnaf kan ağlıyor' diye yazı dizileri yapacaklarına, bu tip kaymakamları deşifre etseler, sayın Turizm Bakanı Erkan Mumcu da olaya el koysa olmaz mı? Nereden bulurlar böyle kaymakamları? İçlerinde bastırılmış duygular mı var, ne? Jandarmaya soruyorum, 'Şikayet vardı, biz de sıkıldık her gün gelmekten' diyor..

Türkbükü'nde şikayet eden belli. İş yapamayan, başkalarının başarısını kıskanan zavallı bir işletmeci kadın: Aciz, deliriyor ve günün her dakikası şikayet ediyor. Jandarma da kendine gelen şikayeti ihbar kabul edip, o sıcakta işi gücü bırakıp haydaaaa koşturuyor ve müziği kapattırıyor. Jandarmaya da günah.. Bir delinin şikayetini ihbar kabul edip, günde üç kere Türkbükü'ne geliyor.

Tamam, müzik fazla açılmış olabilir, tamam kurallar çiğnenmiş ve çevreye gerçekten rahatsızlık verilmiş olabilir. O zaman gereken neyse uygular, para cezası verirsin. Ama kurunun yanında yaşı da yakmak, her turizm mevsiminde aynı jandarmalı manzaraları yaşamak, Mehter Marşı ile turizm yapmak, bir ileri-iki geri yürümekle olmuyor ki bu işler. Yazık, acıyorum.. Gerçekten Türkbükü'ne acıyorum. Aslında o kadar güzel, o kadar muhteşem bir yer ki.. Ama ya yolları, ya kaymakamı, ya da geri kafalılık yüzünden her yıl aynı manzaralarla karşı karşıya kalıyor zavallı Türkbükü.. Oysa, dünyanın hiçbir yerinde ne böyle bir güzellik, ne de böyle mekanlar var. Havana Beach'in sahibi Emre Ergani, Tampa diye bir mekan açmış, görmeniz lazım. Olayın sonu.. Böyle bir mekan yok. Tek kelimeyle muhteşem.. Teşvik ve taktir edileceklerine, sürekli kösteklemek, suçlu muamelesi yapmak, baskı kurmak, boğmak niye? Pazar geccesi Tampa'da Mehmet Ali Birand, Hasan Cemal eşleriyle oturuyordu. Türkan ve Nazan Şoray kardeşler ayrı bir masadaydı. Ali Karacan, süper mini eteğiyle herkesi şaşırtan sevgilisiyle gelmişti. Yavuz Demir, Nejat Cinisli.. Herkes oradaydı.. Allah'tan kaymakam bey yoktu! Güzelliğin, çağdaşlığın, lezzetin içinde, hep birlikte Türkbükü'nde, Tampa'daydık. Ah Türkbükü ah.. Saatlerce yazabilirim.. İsterseniz yarın devam edeyim..

Nerede kalmıştık? Türkbükü'nde Mavi Suit'te.. Divan Palmira'nın tam yanında Mavi Suit.. Yemyeşil bir mahalle gibi.. Kocaman bir bahçe ve sağlı-sollu altlı-üstlü villalar.. Çok sevdim Mavi Suit'i.. Bundan sonra Bodrum'daki otelim Türkbükü'ndeki Mavi Suit olacak. Artık Türkbükü karargahım, Mavi Suit.. Hem Maki ve Palmira gibi isminden kaynaklanan pahalılığı yok! Yani odalar 250 dolar değil, 120 ila 160 dolar arası.. Hem de düz ayak, yemyeşil ve Türkbükü'nün ortası.. İlgi, alaka, kahvaltı süper. Yine Maki'deki gibi yumurta isterseniz ekstra yazılmıyor.. Süper vallahi.. İskelesi de Tike olmuş. Hani İstanbul'un meşhur kebapçısı. Ama ne yalan söyleyeyim, ilk gece Tike'de yedik ama Türkbükü havasına giremedim. Ben daha çok Mey'ciyim, meze
ve balıkçıyım. Evet dün nerede kalmıştık? Yaşı küçük çocukların plajda kimlik kontrolü yapılıp toplanmak istemesinde. Bu emri verende bizzat Bodrum kaymakamının kendileriydi!

Tabii, şimdi şöyle de bir durum var. Buna da şahit oldum, o yüzden yazabilirim. Akşam üstü beachlerde 'Happy Hour' diye bir uygulama başladı. Bu uygulama saat 17.00 civarı başlıyor, müzik sonuna kadar açılıyor ve sex on the beach'ler, votka şat'lar, alkollü kokteyler gırla kıyamet gidiyor. Bodrum'da özellikle genç kızların yaş ortalaması 15-16.. Hadi bilemediniz 17
olsun. Erkek çocuklar da öyle aslında ama küçük kız olayı beni üzüyor! Beach'lerdeki bu 'Happy Hour'larda, yaşı küçük kız ve erkeklerin alkol aldığına şahit oldum. Tabii daha sonrasında çıkan kavgalara da! Amerika'da alkol kullanma yaşı 21.. Bizde ise 18.. Mekan sahiplerinden, beach işletmecilerinden yaşı küçük kızlara veya erkeklere alkollü içecek verilmemesi konusunda daha titiz davranmalarını rica ediyorum. Şimdi hepimiz birbirimizi biliyoruz. Lütfen bu konularda kesin kararlı olup, yasaları uygulayalım ve yaşı küçük olanlara 'Happy Hour'larda içki servisi yapmayalım.

Dün Bodrum Kaymakamı Osman Ekşi'yi eleştirdik ama bu konuda da mekancıları eleştirmek istiyorum. Çünkü hangi mekanlarda bu tip uygulamaların yapıldığını da çok iyi biliyorum!

Zengin çocukları!
Evet, konu gençlerden açıldı aynen öyle devam edelim. Bodrum'da şimdi zengin aile çocuklarının hava atma modası başlamış. Ön masa, en iyi yerde oturma, en iyi ilgi-alaka yarışı. Para önemli değil! Yeterki diğer zengin aile çocuğundan daha iyi yerde otursun! Peki kim bu çocuklar ve neden böyleler? Bu çocukların başında sevgili ağabeyimiz Haluk Ulusoy'un oğlu Saffet Ulusoy geliyor. Daha sonra Emre Çapa, Öykü Erdem, Lara ve Melda Kamhi, Hayyam Garipoğlu'nun çocukları, Halil Bezmen'in oğlu Destan Bezmen, Aziz Yıldırım'ın kızları, Gül Dürüst'ün oğlu Kerem gibi..
Bu çocuklar gittikleri beach veya gecce kulüplerinde en iyi şekilde ağırlanmak, en güzel yerde oturmak için sürekli babalarını veya annelerini arıyorlar. Anne-babalar da çocukları için gerekirse araya hatırı sayılır kişiler sokuyor, parayı banka havalesi yapıyor ve çocuklarının en iyi şekilde eğlenmesini (bilmeden, en iyi şekilde arkadaşlarına hava atmasını)sağlıyor.. Üzücü bir durum..

Üzüldüğüm çocuklardan birisi de Saffet Ulusoy oldu. Bodrum Polo 13'te tam önümde 8-10 kişilik bir grup olarak oturuyordu. Aslında Saffet oturmuyordu, sahneye arkasını dönmüş ve salona doğru ayakta eğleniyordu. Yani, diğer arkadaşlarına 'bakın ben buradayım, siz neredesiniz?' diyordu. Şimdi Haluk Ulusoy, çok sevdiğim, saydığım bir dost, ağabey.. Ama bunları da yazmak benim görevim.

Milli takımımızın koruma görevlisiyle birlikte tuvalete gidip gelen Saffet Ulusoy'un yaşı herhalde 17 veya taş çatlasın 18'dir. Alkolü fazla kaçıran bu gencecik çocuk, Polo 13'teki kalabalıklığa aldırmadan alokolün de etkisiyle masadaki eski bir emniyet görevlisiyle diğer bir misafirine el şakaları yapabiliyordu! Viski bardağını sakladıkları için absolut votka şişesini ağzına götüren Saffet Ulusoy, geccenin sonunda el şakası yaptığı dostlarının omzunda mekanı terkediyordu. Şimdi tam benim önümde gerçekleşen ve etraftaki bakışlara, 'Aaaa, Haluk Ulusoy'un oğlu değil mi?' konuşmalarına aldırmadan yapılan bu tip harEketler gençlerimizin durumunu tam anlamıyla ortaya koyuyordu.

Bir baba olarak üzüldüm.. Şimdi 17 yaşındaki bir çocuk tuvalete korumayla mı gider? Maki'de Hayyam Garipoğlu'nun çocuklarının kız yüzünden karıştığı kavgada Saffet Ulusoy da araya girmiş ve bir çocuğun kafasında şişe kırmış! Milli Takım koruması bu yüzden mi? Bunlar doğru şeyler mi? Yanında koruma ve başka adamlar olursa o çocuk daha fazla hava atmak istemez mi? Daha fazla hava atayım derken, istemeden de olsa kavgalara karışmaz mı? Nasıl olsa koruma var!

Eğlenmek gençlerin hakkı ama anne ve babalar bazen çocuklarının mutlulukları için istemeden yanlış yapıyorlar. Tabii bu benim düşüncem. Herkesin düşüncesi başka olabilir. Belki ben biraz tutucuyumdur. Ya da fazla eyyamlı. Bodrum'a tatile gitmiştik ama konu nerelere geldi. Yarın devam ederiz..

Geri
 

 

 Nasıl Gidilir ?
 
 
Bodrum'a gelmeden önce, Yalıkavak/Torba sapağından sağa dönülecek.
Devam >
Ulaşım için...
Devam >
 
 Müze
 
 
Tarihi Figürler ve Modeller Müzesi.
Müzeyi Gez>
Ziyaretçiler>
 
 Yatçılık
 
 
Geniş ve büyük koyun güney sahilini Gölköy, batısını ise Türkbükü çevreler. İkisi de yarımadanın turistik yöreleridir.
Devam >
 
 Kurumlar
BELEDİYE
BÜK-DER
İLKOKUL
 Medya
 
 
Medyada Türkbükü hakkında çıkan haberleri bu bölümde görebilirsiniz.
Devam >
 
 Sağlık
 
 
Türkbükü'ndeki sağlık kurumlarını buradan takip edebilirsiniz.
Devam >
 

 

 
Anasayfa . Oteller . Restoranlar . Beach Clubs . Gece Hayatı . Emlak . Shopping . Tarihçe . Foto Galeri

www.golturkbuku.com
LuckyEye Interactive