|
Sayın
Emir Kunt,
Sitende bize bir köşe ayırdığın için teşekkür
ederiz. Olanaklarımız ve yasaların bize
verdiği imkanlar dahilinde yaptıklarımızı
ve yapamadıklarımızı, beldenin sorunlarını
bu köşede dile getirebiliriz.
Göltürkbükü beldesinin sorunları son iki
yıldır çok fazlalaşmış ve neredeyse bu sorunların
aşılması imkansız hale gelmiştir. Bu sorunlarla
ilgili dilekçe (örneği bize fakslanacaktır.)
25/07/2001 tarihinde Kaymakamlığa götürülmüş
ancak bir numara bile verilmeyerek hasıraltı
edilmiştir. Ayrıca Göltürkbükü Belediye
Başkanı'na halkın isyanını dile getiren
dilekçe ile birlikte 321 imza iletilmiş,
halkın haykırışlarına halen duyarsız kalındığı
görülmüştür.
Geçen yıl yani 2000 yılında yine derneğimiz
deniz kirliliğine karşı 400'e yakın imza
toplamış bunu belediyemize iletmiştir. Yeterli
tedbirlerin alınmaması karşısında bugün
2001 yılında denizin kirliliği had safhaya
gelmiştir. Aldığımız duyumlara göre (resmi
neticeleri istememize rağmen tarafımıza
verilmemiştir.) denizde 4800'ü geçkin kolibasili
bulunmuş, vatandaşın birey olarak Sağlık
Müdürlüğü ile yaptıkları görüşmelerde denize
girmemeleri konusunda uyarılmaları yine
duyumlarımız arasındadır.
Bazı köşe yazılarında okuduğuma göre bir
Avrupa Rivierası denilen Göltürkbükü'nde
bilindiği gibi Divan Palmira, Maça Kızı,
Mavi, Maki, New Yorker, Ship a Hoy, Ada,
Havana gibi Türkiye'nin en tanınmış simalarının
gelip kaldığı, denize girdiği işletmeler
mevcuttur.Bu işletmeler sözde önemli bu
insanların denize girmelerine nasıl göz
yummaktadır!
Devlet denizdeki bu kirliliği tesbit etmesine
rağmen, hiç bir tedbir almayarak halkın
sağlığını hiçe saymaktadır.
Kirliliğin nedenleri bizce malumdur.Arıtma
tesisinin tam kapasiteli çalışmaması ve
atık suyun yeterince arıtılmadan dere yatağına
verilerek denize akıtılması. Kapasitenin
altında bir alt yapının olması ve rögarların
sürekli patlayarak denize akması. Bu konu
derneğimizce Turizm Bakanlığı Alt Yapı Daire
Başkanlığı'na bildirilmiş ve arıtmanın revize
edilmesi istenmiştir.
Ayrıca bu güzel koyumuza gelen günlerce
demir atıp, hiç hareket etmeyen sintinelerini
fütursuzca denize boşaltan yüzlerce tekne
onlarla geçen yılda mücadele verdik. O kadar
yüzsüzler ki! Bu tekneler demir attıkları
bizlerin yaşadığı bu koyu ne zamana kadar
mahvedecekler. İyice bitirdikten, kendilerine
yeni kirletecek yerler bulduktan sonra mı
çekip gidecekler? Ya kalanlar bizler buranın
halkı, burayı kendine yurt edinenler yeni
yerler arayışına mı girecek? Bulduk diyelim
ya orada da bizi bulurlarsa?
Sezon başında herşeye iyi niyetle başlanıldı.
Derneğimiz yönetimindeki Elçin Öngüt deniz
temizleme temasa geçti ve bu koyu kurtarmak
için onlardan yardım istedi. Sağolsunlar
beldemizde Belediye Başkanı'mızında olduğu
bir toplantı yapıldı. Belediyemiz zabıta
verecekti, tekneler kontrol edilecekti.
Olmadı.
Jet Ski'ler beldemizde bir faciaya yol açtı.
Bir kaza neticesinde iki kişi komada. Halen
kaldırılmayan balık çiftliklerinde deniz
kirliliğindeki rolünü unutmamalıyız. Terk
edilen balık çiftliklerindeki kulübeler
ise şimdi gecekondu gibi kullanılmakta orada
yaşayanların atıkları direk olarak denize
gitmektedir.
Şimdi bunlarla ilgili kanun ve yönetmelikleri
yetkililere hatırlatmak istiyorum. Gerçi
Çevre Mevzuatı (Pr. Dr. Çağatay Güler-Zeki
Çobanoğlu) kitabına göz atarlarsa yetkilerini
belki anımsarlar.
S- 37 Çevre Kanunu kanun 2872
Madde 8 Kirletme Yasağı
" Her türlü atık ve artığı, çevreye
zarar verecek şekilde, ilgili yönetmeliklerde
belirlenen standartlara ve yönetmeliklere
aykırı olarak doğrudan ve dolaylı biçimde
alıcı ortama vermek, depolamak, taşımak,uzaklaştırmak
ve benzeri faaliyetlerde bulunmak yasaktır.
Kirlenme ihtimalinin bulunduğu durumlarda
ilgililer kirlenmeyi önlemekle, kirlenmenin
meydana geldiği hallerde kirleten, kirlenmeyi
durdurmak, kirlenmenin etkilerini gidermek
veya azaltmak için gerekli tedbirleri almakla
yükümlüdür."
Gürültü kirliliği şu anda beldemizin ana
sorunlarından birine dönüştü. Burada on
iki ay yaşayan yöre halkı ve dinlenmeye
gelenler geceleri uyuyamamaktan dolayı son
derece huzursuz. Gece ve gündüz tüm şikayetlere
rağmen (Jandarma, Kaymakamlık) yüksek decibelli
müzik belde halkını rahatsız etmekte ve
önemli sağlık sorunları yaratmaktadır.
Bilindiği gibi beldemizde hemen hemen her
işletmenin deniz kıyısında bir iskelesi
vardır ve müzik iskelelere doğru yönlendirilimektedir.
Ancak deniz ses taşıyıcısı olduğu için gürültü
fazlalaştığı gibi Gölköy'ün en ucundan mesela
Havana'dan Türkbükü'nün en ucuna kadar yayılmaktadır.
Günümüzde,
turizmden ulusal gelirlerine büyük pay katan
İspanya, Fransa, Yunanistan gibi ülkeler
disko yada yüksek frekanslı müzik yapan
yerlerini çoktan kapalı sahalara taşımışlardır.
Eğlenmeye gelenler eğlenmekte, dinlenmek
isteyenlerde dinlenmektedir.
Neden
Avrupa Birliği'ne girmeye hazırlanan ülkemizde
halk sağlığı ile ilgili böyle tedbirler
alınmamaktadır.
S- 38 Çevre Kanunu- 2872
Madde 14
" Kişilerin huzur ve sükununu, beden
ve ruh sağlığını bozacak şekilde yönetmelikte
belirlenen standartlar üzerinde gürültü
çıkarılması yasaktır"
S-790 Gürültü ve Kontrol Yönetmeliği
Madde 1 Amaç ve Kapsam
" Bu yönetmeliğin amacı, kişilerin
huzur ve sükununu beden ve ruh sağlığını
gürültü ile bozmayacak bir çevrenin geliştirilmesini
sağlamaktır."
S-792 Görev Yetki ve Sorumluluklar madde
5
Madde 5-1
"Bu yönetmeliğin, kendi yetki alanları
içerisinde uygulanmasından, mahallin en
büyük Mülki Amiri, Belediyeler ve Köy Tüzel
Kişileri sorumludur.
2-Başbakanlık Çevre Genel Müdürlüğü, gürültü
kontrolü konusunda ilgili kuruluşlar arasında
koordinasyonu sağlamakla yükümlüdür."
S-794
Madde 13 Bend 13
"Belediyeler gerekli gördükleri yapılarda
gerek iç, gerekse dış çevre gürültüsünün
kontrolü için akustik rapor isteyebilirler."
S-794
Madde 15
" Konut bölgeleri içinde ve yakın çevresi
ile gürültüye hassas diğer bölgelerde yapım
işlerinde kullanılan ve Ek-1 de belirtilen
gürültü çıkaran alet ve makinaların iş günlerin
2000-08:00 saatleri dışında, tatil günlerinde
ise, ancak belediyelerce alınacak özel izinlerle
belirlenen sürelerde kullanılması mümkündür."
S-795
Madde 17
"Gerek bahçeli gazino, kahvehane, diskotek,
dans salonları, lunaparklar, piknik yerleri
v.s. elektronik olarak yükseltilmiş müzik
seslerinin ses seviyeleri kaynağı hemen
yakınında 90 d B A'yı aşamaz. Yerleşme bölgelerinede
konutlar, oteller gibi dinlenme tesisleri
ve diğer hassas yapıların bulunduğu çevrelerde
yayılan bu seslerin değerleri, mevcut arka
plan gürültüsü düzeylerini 5 d B A'dan fazla
aşamayacak biçimde kontrol altına alınır."
Şebeke suyundada ciddi sorunlar vardır.
Tuzlu su dolayısıyla çoğu kişinin çamaşır
ve bulaşık makinaları bozulmuş, bahçeler
kurumuştur. Yaptırılan tahlilde olmaması
gereken amonyum ve nitrit bulunmuştur. Kuyu
sularının gerekli kontrollerinin yapılması
olur olmadan halka verilmemesi gerekmektedir.
S-1248 Su Kirliği Kontrolü Yönetmeliği
Madde 1
"Bu yönetmelik, 9 Ağustos 1983 tarihli
ve 2872 sayılı çevre kanunu ile mezhur kanunda
ek ve değişiklik yapan kanun hükümlerine
uygun olarak hazırlanmış olup, amaca ülkenin
yeraltı ve yerüstü su kaynakları potansiyelinin
her türlü kullanım amacıyla korunmasını,
en iyi biçimde kullanımının sağlanmasını
ve su kirlenmesinin önlenmesini ekonomik
ve sosyal kalkınma hedefleriyle uyumlu bir
şekilde gerçekleştirmek üzere, su kirliliğinin
kontrolü esaslarının belirlenmesi için gerekli
hukuki ve teknik esasları ortaya koymaktır."
Madde 304
Sularda nitrit, amonyak ve zehirli maddeler
bulunmayacak.
Madde 418
Kaynak sularını işletmek için izin alınması
gerekir.
Madde 49
En az 3 ayda bir Sağlık ve Sosyal Yardım
Bakanlığı'nca bu suların kontrolü gerekir.
BÜK-DER
Başkan
Hülya Say
|